5 Mart 2017 Pazar

PERVANE CAFE - BURSA

      Merhaba arkadaşlar , bugün size çok tatlış bir mekandan bahsetmeye geldim. Adı Pervane . Bursa' da Muradiye Külliyesi'nin yakınında . Ben keşfedeli çok olmadı ama açılalı biraz olmuş.
Aceleye gelen fotoğraflar olduğu için pek güzel değiller ama detay isteyen olursa instagram hesaplarından ulaşabilirsiniz diyip devam ediyorum.

Instagramda takip ettiğim birinin fotoğrafında gördüm .Merak ettim tabi.Hemen nerdedir diye bakmaya başladım, hem o ara arkadaşımla farklı yerler aranıyoruz Bursa'da. Neyse ben bi baktım Muradiye diyor. Külliyenin altı diyor. E ora benim eski memeleket buluruz dedim.
Ama minnoş bi şet var ortada. Kafede kediler köpecik  cirit atıyor. Ben kedicikleri uzaktan severim eski korkum yok ama köpecik? Canım arkadaşım da köpecik sever ama kedicikler? Neyse ben ona söyledim lakin gidemedik henüz .Kısmetse onunla da gideceğiz inşallah.İlk onunla gitmek isterdi gönül ama olsundu.
Burdan sonra hayvansever arkadaşım devreye giriyor. Grupta yeni yer buldum bir de kedicikler var deyince gidelim cevabını aldım hemen . Dönemin ilk günü  biz oraya koptuk hemen. Tabi merak heyecan ben artı korkuyorum köpek diye diye ama . Neyse girdik içeri! KALABALIK!Ben o kadar beklemiyorum.Bulduk bir yer oturduk ama gözümün kaldığı yer merdivenlerden çıkılan yer.Bir sonraki hedefimmmmm. Nerde kaldık, hah oturduk biz . Ama kedicik köpecik yook . Birini gördük o da bahçeye çıktı sonra .Köpeği de tam çıkarken dışarıda gördük.Ama o kadar tatlış ki .İşte bu ben hem korkar hem sever.
Kafemizin menüsü böyle geliyor

Bu da bizim eksantrik fotoğraf çekme çabalarımızdan...



Şöyle diyeyim , biz çok doyamadık çünkü geç gittiğimizden uzun kalamadık. Zaten anlatmamla değil de uğrarsanız daha güzel hissedebilirsiniz. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Kendinize güzel bakınnnn.Hoşçakalın!




25 Şubat 2017 Cumartesi

Little Korea ~ Kore Mutfağından Küçük Bir Esinti

  

     Herkese merhabalar , uzuun uzun bir süre sonra sizinleyim .Açıkçası bu postu kaç aydır yazmak isteyip yazamayışıma 100 puan...Lakin geçenlerde yakında açılacağını öğrenip açılmadan yazarım demiştim ..o da olmadı ama tarihi yazalım 25.02.17 ,tekrar açıldı kesin bilgi yayalım ! :) Neyse efenim ben yavaş yavaş giriş yapayım artık.
   
    K-dramalarda , o yemek sahnelerinde nasıl da iştahlı yediklerini anımsıyorsunuzdur belki. Ağız yakacak derecedeki ramen bulunan ilk şeye koyulur-bir tencere kapağı yahut bir tabak - üfleye üfleye yenir .Ah dersiniz keşke olsa da ben de yesem.Bu en temel istek ,bir de ilerledikçe farkına varıyorsun ki şapırdata şapırdata yedikleri bir sürü yemek ...

    Bursa'daki arkadaşlarımız geçerken görmüştür belki , altıparmağın o kalabalığında kendine bir köşe bulmuş ,hemen farkedilmeyen bir ' Little Korea ' var...Sanırım artık Türkiye ' de tanıyor ,Sahiplerine ara ara Beyaz Show'da rastlamamız mümkündü...

     O zamaaan let's get started ! Şu anda da sadece ramen bulunuyormuş , benim de ilk denediğim kendisiydi bu yüzden ilk sırayı ona veriyorum.

Fotoğraflar yaklaşık 2 yıllık olduğu için kalite konusuna girmiyorum, çat pat bulabildiğim fotoğrafları kullanacağım.Kesinlikle mantar yemeye başlama sebebimdir .Normalde kokusundn nefret ettiğim mantarı ilk içinde anlamadan yedim , daha doğrusu başta kenara ayırsam da denemeye kalkar kalkmaz alışmıştım.Kesinlikle keskin bir kokusu var ,bunu söylesem mi bilmyorum ama eve gidince yemeğin kokusunu hep kıyafetlerimde hissetmişimdir.Lakin suyu sıcak ve kendisinde hafif acı oldu mu kolay gelsin arkadaşlar .Bir de çubukla yerken şap şap üstünüzü kirletme ihtimaliniz var başlarda , haberiniz ola!

İkiyi göynümün efendisine , saygıdeğer kimbapa veriyorum . Başta yediğimde midemi bulandıran 2 3 denemeden sonra yemeden duramayan ben olmuş.Önceki postlarımda görebilirsiniz kendisini deneme yoluna kadar gittim . Yanında hatırladığım kadarıyla soya sosu ve kimchi ile servis ediyorlardı. Yine isteriiim kiiiiii. Kimçiiiiiii...

     Bunu KF 'nin bir etkinliği için toplandığımızda yemiştik. Dokbokki olduğunu sanıyorum .Menüde aslında yoktu , herhalde etkinlik için hazırlanmış olsa gerek .Olmasını en bi umduğum şeylerden kendisi .Tadını hatırladığımdan değil ciddili merak ettiğimden...

     Evveet , aslında bunu koyarken bi an düşündüm ilk neyi denemiştim diye ama ! Bu muydu yoksa acaba diye düşünmeden edemedim ama bence ramendir yaa .Neyse arkadaşlar bu ya da o ne farkeder canım .Unutuvermişim.Kendisi Bibimbap olup bildiğimiz karışık pilav ama yumurtalı . Böyle cıvık değil de içi katı sahanda yumurtaydı.En üst tabakada o vardı da bu acı sos ile karıştırılmış hali. Aşırı bi ekşınlı tata beklemeyin ama kötü de değil. Sıradakileri bekleyiin!

     Ve karşınızda DakKangJung! İlk zamanların favorilerinden.Sosu başta acı sonra tatlı gibiydi .Ama sonra doğru tatlı bayıyor sanırım . Bi süre sonra çok yememeye başladım çünküm yeni favorilerim oluşuyorduu. Genel olarak tavuk üzerine olan yemekler , bu da aynı şekilde.Açıklamasını tam yapabileceğimi sanmıyorum ama menünün fotoğrafını koyunca aşağısındaki açıklamaları görürsünüz sanırım :)



Burda fotoğrafın aşağısında görünensee Dak Kal Bi .En bi sevdiğimmmm .Burdan pek belli olmuyor belki ama olsun .Son gidişimden bir fotoğraf bu da.Tavuğumuzu marulumuza sarıyoruz, mideye indiriyoruz!

         
Bu da Bulgogi! Etli bir şeydi diye hatırlıyorum .Bunu da aynı marula sarıp mideye indiriyoruz . O gün yanında minnok minnok yosunlar da servis edilmişti. Tek başına tadı biraz garip olabilir ama ona daısardoğımızda gayet lezzetli oluyor diye hatırlıyorum.Burada yemek faslını sonlandırıp , yemekten sonra tatlıya geçmeyi seven biler için tatlışlara atlıyorummmm.

Bu da tatlış değil miiii?? Minnok kedileriden biri. Genelde kapının orlarda görünüyor kendisi .Kedilerle olan ilşkimi de daha önceki postlarımdan birinde bulabilirsiniz .Canım kedi severlik hikayeme burdan bi tık alırım.O zaman reel tatlılara geçiyoruz.

Bung a bang! İsme bakın yanu , bang bang bang! Hahaha içi dolgulu dışı waffle hamuru gibi ama balık şeklinde! Yanında yine bandırmalık çikiletaaa!Tatlı olur tabii!

Eee bizde tatlı varsa çay da vardır diyerek arka arkaya koyuyorum.Kore çayı !(Aacaba ginseng miydi ,inanın unutmuşum bilen söylesin çünkü zamanında beyazımsı bir çay daha içmiştik de onunla karıştırıyor olabilirim adını -_-) Tadı gayet güzeldii.Ama o eyazısı dediğim çay biraz farklıydı sanırım . Yani aroması yoğun çok alışık olduğumuz bir tat değil.Tamamiyle sallıyorum i hangi bilinçaltı köşesinde kaldı bilmem ama fasulye tozu muhabbeti mi vardı acaba? 

Karşınızda
pirinç keki! Ne büyük merakla şipariş ettiğimiz , uzuncaaaa beklediğimiz pirinç keki. Peki tatlı mı ? cıkkkk. Yani şeker oranının azlığından bahsediyorum . Bunun üzerindekiler fasulye tozu olabilir.Keklerin üstüne hafif bal gezdirilip koyulmuş olsa gerek. Peki sevdim mi . Pek sayılmaz. Arkadaşım yiyelim dediğinde onu durduruyorum yemeyelim diye ama benim yüzümden deneyememsi de hoş olmuyor sanırım .Bi dahaki sefere demesem daha iyi ..

Bu seferlik benden bu kadar gençler ve kendini genç hissedenler -ben hissediyor muyum ki-.facebook instagram ve twitterdan takip edebilirsiniz. Kapalı açık olma gibi durumlarını facebook üzerinden duyuruyorlar genelde .Okuduğunuz için teşekkür ediyor , yolunuz düşerse belki karşılaşırız diyorum.Kendinize güzel bakın .Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyleeee:))